25.2.09

Git(me)...

"Geçti istemem gelmeni" demişti şair... Bu kelimeleri isteyerek, yürekten mi söyledi? Yoksa bir kızgınlık anında mı döküldü kaleminden? Biinmez ancak bildiğim; insanı mest eden mısraların akabinden gelen bu sitemin, beni yerle bir ettiğidir. Zira onca beklemenin ardından, gelmeyen yada gelemeyen sevgiliye bu kadar sitem etmek ve "gelsende bir şey farketmez" diyecek kadar vazgeçmenin ardında aşk var mıdır sizce? Yada buna aşk denebilir mi?
Tartışılır.
Zira Mona Roza'yı yazan şair de, sevdiği kadın "Seni seviyorum" dediğinde "geçti" deyip ardına bakmadan çekip gitmesi ve sevgilinin dayanamayıp intihar etmesi, bizde nasıl bir yorum alır? Şairin bilmem kaç binkere pişman olup, bunun ispatı olan hiç evlenmemesi de, hayrete şayan bir mevzudur belirteyim.
**
İlla sevdiğimiz ve beklediğimiz anlarda mı gelmelidir sevilen?
Sonra sevse yada gelse olmaz mı?
Aşk nasıl bir duygudur ki; onun bir bakışına ölecekken, yine aynı kişiye dönüp bakmayacak kadar nefretle donatır yüreği. Aşkın hakikati, sevgilinin yokluğunu kaldıramadığından mı, yoksa tek başına olunca göz ıraklığı, yürek ıraklığını bilediği için mi, sabrı zorlanınca vazgeçişleri seçer hep kişi.
Ve neden hayatın dönüm noktasındaki kararlar aşkların içinden geçer. Aşkta giden ve kalan vardır hep. Kalmak ve gitmek...
İkisi de tercihtir aslında.
Unutulan; tercihler her zaman ışık olmaz. Bazen tüm ışıkları söndürür, ya kalanı ya gideni bir ömür pişmanlığa atabilir. Öyleyse aşkta -dikkat etmektir- aslolan.
***
Kim olduğumuz çokta önemli değil, insan yanılır bazen. Bir anlık öfkeyle "git" denildiğinde, kalana sendelememek- gidene de ardına bakmamak düşer. İkisi de gururdan yapar bu hareketleri ancak gurur bence aşkın görülmeyen diğer yarısıdır.
Kalan içinin en mahreminden çekip gidenin bıraktığı boşluğu ve kırılan onca şeyi onarmak için verdiği seneleri yaşarken kalan, kaç kez pişman olur "gel" demediği için. Yada "gel" demek bir an kadar kısayken, neden "git" dediği için, bazen bir ömür harcanır.
Giden ise bin soruyu sırtına alıp, yıllarca kendince cevaplarla oyalanıp durur. Yıkmak... Bazı anlarda saniyelerimize bedellenir ve sonra yapmaya ömür yetmez. Ve insan: anlık kararlarının kurbanı... Anlık sinir harplerinin yenilmiş savaşçısı.
Kaçımız "gel" demek için "git" demedi ki. Ve kaçımız keşkesini yükledi her gidenin ardına. "git" ve "gel" üç kelime tek heceyken..
Biri bir ömrü harap eder, diğeri bir ömrü yeniden inşa eder. Sizce hangisi daha kolay?
Tartışılır...
saadet bayri

2 yorum:

mavisihir dedi ki...

Yine ve yeniden alıp götürdünüz beni başka yerlere.Her yazınızda daha bir artıyor tarzınıza hayranlığım. Çok teşekkürler,kaleminiz daim olsun.

Sevgilerimle...


Benim sayfamı da, ziyaretinizle onurlandırırsanız çok sevinirim.

KAFveNUN dedi ki...

Uzaklara tek başına gitmek olmaz, gidince götürüyorsam bir kaç kişiyi ne mutlu bana....
Duanızda unutmayın...
Sayfanızı ziyaret edicem...
Dua İle...