1.7.10

Yıllar Geçiyor

Yıllar geçiyor...
Bir nar çiçeği gibi açıyor gönlüm.
Onca vuslatı, ayrılığı, kederi ve bilumum yaşanmışlığı çilingir soframa seriyorum bir temmuz akşamında.
Elimde keşkeleri doldurduğum bardaklar ses verirken birbirine, kafdağından derlediğim masallar doluyor yüreğime.
Gidişinden arta kalan malihülyalar zil takıp oynuyor avare...
Oysa şimdi ben, her yastığa başımı koyduğumda, feryat eder kalbim gururuma: "Kaldın mı şimdi biçare..."
Yıllar geçiyor...
Avuçlardan kayıyor bir bir senli anlar..
Cebi delinmiş mantık heybesinin, nasırlanmış süveydası yüreğin...
Ve apaçık hakikat, beyazlığıyla yuva kurmuş şakaklara...
Sonsuzluğun sesi tüm ihtişamıyla tırmalıyor beynimi: Aşkın gururla var mı bir işi?
Sevdayı yitiren, alamaz son nefesini.
Yıllar geçiyor...
Ve ben sessizce bakıyorum, can çekişen bir cesedinson haline...
Saadet Bayri

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhabalar, yazılarınız o kadar güzel ve anlamlı ki... İzninizle isminizi de belirterek sosyal paylaşım sitelerinde yayınlıyorum... çünkü sizin gibi bir kalemşörün herkes tarafından okunması lazım diye düşünüyorum. yüreğinize sağlık...

KAFveNUN dedi ki...

Üzerinde dumanı tüten pide kokusu gibi güzel kokuyor bu cümleler. Elbette paylaşabilirsiniz. Bütün yazılanlar paylaşmak içindir, ancak belirttiğiniz gibi isim... Hassasiyetiniz için melekler bu Raamazan akşamında kocaman öpsün yüreğinizden. Tüm iyi niyetler için ise "eyvallah"

Adsız dedi ki...

Rica ederim ne demek. Eğer vaktiniz olursa bakabilirseniz de sevinirim, yazılarınız için bir sayfa oluşturdum, faydalı olacağını düşünüyorum. Hayırlı Ramazanlar... (Tuba) http://www.facebook.com/#!/pages/Surgun-Dustugum-Satirlar/142707365763285?v=wall&ref=mf