30.12.08

Gece kokan sevdalar

Hey gidi uğruna gecelerimizi rüşvet verdiğimiz sevdalarımız.
İsmini ismimizden önce söylediğimiz aşklarımız.
Köşesi kırılmış camlardan dışarı bakarken, soğuktan titreyen ellerimizi ağzımızdan çıkan havayla ısıttığımız, soğuk ve bir o kadar sıcak gecelerimiz. Her sabah utanarak tekrarladığımız "bir gün mutalaka söyleyeceğim" diye ezberlediğimiz cümlelerimiz.
Gecenin karanlığına açılan ellerimizle emanet ettiğimiz dualarımız. Siyaha karışan damlalarımız. "Delikanlı adama sevda haram" diye kendimizi kandırdığımız günlerimiz.
O giderken "dur" diyemeyen gururumuz. Gelecek her güne eklediğimiz "keşke" lerimiz.
Delikanlı olmak, bir aşka ağlamayı yakıştırmasada...
Siyah beyazla nöbet teslimi yaparken, en zifirisine saklanıp odanın gizli gizli ağlamak, sessiz sessiz iç çekip, bitmekti en büyük sevdakeşlik.
Ellerimiz de pankartlar, dilimizde manasını bilmediğimiz şiirlerle koşarken sokak aralarında, "Seni Seviyorum" buruk bir ar olarak kaldı kalbin en tenhasında.
Şimdi "biz" demeden geçip giden "ben" li günlerimiz, yaşadıklarımız ve yaşayacakalarımız garip bir anı olarak kaldı hatıraların tavan arasında. Hesap sorduğumuz kimse kalmadı, bizden başka.
saadet bayri

Hiç yorum yok: